İçki İçmek, Kırk Gün Namaz Kılmaya Engel midir?

Değerli Kardeşim!

İçki içmek her ne kadar Allah Azze ve Celle’nin râzı olmuş olduğu bir amel olmasa bile emretmiş olduğu dîni bir vecîbeyi içki içilmesinden dolayı kırk gün yasaklamamıştır.

Allah Teâlâ, insanoğlunu yaratırken üzerine birtakım sorumluluklar yüklemiştir. Yapılmasını emrettiği şeyler helal, yasakladıkları ise haramdır. Kul, yaptıkları neticesinde ya Cennet’e ya da Cehennem’e girmektedir. O Yasaklarından bir tanesi de içki içmektir.

Allah Teâlâ, Kur’ân-ı Hakim’de iman sahiplerine içki içmenin pis bir iş olup şeytan ameli olduğunu,[1] aralarındaki kin ve düşmanlığın içki ile peyda edildiğini,[2] mutlak kurtuluşun içki içmekten uzak durulmasıyla olacağını ifade etmiştir.[3]

Peygamber-i Ekber (s.a.v) içki ile ilgili, her sarhoşluk veren şey haramdır,[4] Allah Teâlâ içkiye, onu dağıtana, içene, üzümünü sıkana, kendisi için sıktırana, taşıyana, kendisi için taşınana, satana, satın alana ve parasını yiyene lanet etmiş,[5] kişi dünyada tövbe etmediği takdirde âhirette Cennet şarabından[6] mahrum kalacağını,[7] her kötülüğün başının ise içki içmek olduğunu,[8] içki içerken kâmil mânada mü’min bir halde olmadığını[9] haber vermiştir.

Bir hadis-i şerifte Allah Rasûlü (s.a.v) buyurmuştur ki: “Kim içki içerde sarhoş olursa, kırk sabah namazı kabul olunmaz. Sarhoş olduğu halde ölürse Cehennem’de, eğer tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Tekrar içki içerse, kırk gün sabah namazı kabul olunmaz. O halde ölürse Cehennem’de, tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Yine tövbesini bozar da içki içerse, kırk gün sabah namazı kabul olunmaz. O halde ölürse Cehennem’de tövbe eder ise Allah tövbesini kabul eder. Bu şekilde üç defa içki içtikten tövbesini de bozduktan sonra dördüncü seferde Allah Teâlâ’nın içki içene “Redgatü’l-habal” içirmesi üzerine artık haktır buyurmuştur. Ashâb, “Ey Allah’ın Rasûlü! O da nedir?” diye sorunca Efendimiz aleyhisselâm, “Cehennemliklerin içeceğidir.” buyurmuştur.[10]

Başka bir hadis-i şerifte de aynı şekilde kişi, üç sefer içki içer sonrasında da tövbesini bozarsa Allah Teâlâ, irin ve kan nehrinden onları içireceğini zikretmiştir.[11] Bununla beraber anlıyoruz ki; Cehennemliklerin içeceği irin ve kandır.

Zikredilen hadisin sıhhati hakkında muhakkik âlimler “sahih” hükmünü vermişlerdir.

Hadîs-i Şerîf’in Mânası:

Kişi, içki içtiğinde kırk sabah namazı kabul olunmazdan maksat; kırk gün müddetinde kılacağı tüm beş vakit namazlarının sevabı kabul olunmaz. Çünkü kişi, içki içtiğinde içtikleri kanında kalır ve kırk gün müddetince vücudundan atılmaz. Kişi, iki şekilde Allah Azze ve Celle’nin emirlerini yerine getirir. Birincisi, ibadeti istenilen şekilde yerine getirirse hem vazifeyi yerine getirmiş olur hem de sevabı hak ederek hanesine mükafatını yazdırmış olur. İkincisi de ibadeti istenilen şekilde yap(a)mayarak sadece vazifeyi yerine getirirse, sevabından mahrum kalarak ibadetin yükünden kurtulmuş olur, yani Allah Teâlâ, neden namaz kılmadığını değil neden içki içtiğini sorur. Namaz, Allah’ın (c.c) kullarına canlarını teslim edinceye kadar vermiş olduğu bir mesuliyettir. O yüzden kul sarhoşta olsa, uyuşturucu kullanmışta olsa namazın, orucun ve diğer taatlerin sorumluluğu üzerinden düşmez. Sadece haramlarından kaçınmadığı için yaptığı ibadetin sevabından mahrum kalmış olur. O hâlde içki, namazın kılınmasına engel değildir. Mükafatın alınmasına engeldir.

Her ne kadar içki içmek haram olsa da namazı terketmek ondan daha da büyük bir günahtır. Hatta âlimlerden bir kısım, keyfi olarak namazın terkedilmesi durumunda kişinin dinden çıkacağını dahi ifade etmişlerdir. İçki içen kişinin cezası,[12] namazı keyfi terkedenin cezasından hafiftir. Bedîüzzamân’ın ifadesiyle, “İmandan sonra en büyük hakikat, namazdır.”[13] Kul, namazı dosdoğru kılarsa Allah Teâlâ’nın haber verdiği üzere onu kötülükten alıkoyar.[14] Her ne kadar kul, hatalar yapsa ve Rabbinin rızâsı doğrultusunda davranışlar sergilemese de şeytanın vesveselerine kapılmamalıdır.

 

Dipnot

[1] Bkz. Mâide, 5/90.

[2] Bkz. Mâide, 5/91.

[3] Bkz. Mâide, 5/90.

[4] Bkz. Buhârî, Hadis No: 4343; Müslim H. No: 1733.

[5] Müsned, Hadis No: 5716; Ebû Dâvûd, H. No: 3674; İbn Mâce, H. No: 3380. Başka bir lafız için bkz. Tirmizî, H. No: 1295; İbn Mâce, H. No: 3381.

[6] Cennet ehlinin içeceği içki, Cennet şarabı olup içinde sarhoş edici bir madde bulunmamaktadır.

[7] “Tövbe etme” pasajı, ayrı bir şekilde nakledilmektedir: Buhârî, Hadis No: 5575; Müslim H. No: 2003.

[8] İbn Mâce, Hadis No: 2733; Hâkim, H. No: 7231; Beyhakî, Şuabü’l-îmân, H. No: 5588.

[9] Buhârî, Hadis No: 2295; Müslim, H. No: 86.

[10] Müsned, Hadis No: 6773; İbn Mâce, H. No: 3377.

[11] Müsned, H. No: 4917; Abdurrezzâk, Musannef, H. No: 17058; Tirmizî, H. No: 1826. Başka bir lafız için ayrıca bkz. Nesâî, H. No: 5570.

[12] Cumhûrun ittifâkıyla içki içen hürün cezaî müeyyidesi seksen celde iken diğerlerinin ki kırk celdedir.

[13] Nursî, Saîd, Tarihçe-i hayat, Envâr Neşriyât, İstanbul 2016, s.128.

[14] Ankebût, 29/45.

You May Also Like